A.Y Borke; eAnlat ve kalibrasyon sorunu

Selim seslenmış | | 30 January, Wednesday , 2008

A.Y Borke tüm iyi niyeti ile, eAnlat’ın içerisinde bulunduğu durumu çözümleyip, hepimizden doğru bir yola doğru çıkış için ışık tutmuş. Önünde saygıyla eğiliyorum.

Buyrun;


Pis-modern verili hayatın sunduğu aynılaşmanın karşısında, buna muhalif olan ya da en azından profili, muhalifleşme çizgileri taşıyan her oluşumu, süreci ve yapıntıyı destekliyorum.

Ne ki bahsettiğim anlamda başlayan iyi niyetli girişimler, bir süre sonra, kendisine destek olmamı sağlayan iyi yanlardan, dediğim o verili olma halinin yarattığı baskıya boyun eğerek, aynılaşıyor ya da buna zorunlu kalıyor.

Hal böyle olunca, bu birkaç yanılgı ve olumsuz deneyim insanı istem dışı bir terkedişe ve süreç ne olursa olsun daha başından şerhlerini de yanlış eklemeye yönlendirebiliyor.

eAnlat da nitekim bu makus aynılaşmayı yaşayan bir alan olmak üzere. Fakat bu kez bu alanda oluşan zemin kayması ve aktarılan dil itibarıyla kullanılan imkanların, sürekli daha zayıf ve niteliksiz bir hal almasına sessiz kalmamam gerektiği, bende içkin bir isteyiş şeklinde sahileşmeye başladı.

Neresinden ve nasıl bakarsanız bakın, site mimarisini üstlenmiş kurucu arkadaşımın iyi niyeti ortada iken, onu iyi niyet dışında kalan süreç noktasında insansız bırakmamak lazım. Daha da önemlisi onu eleştirirken aslında bir şekliyle kendimizi eleştirdiğimizi unutmadan, bu sevimli alanın yeni yol haritasını da birlikte çizebilmeliyiz.

Evet o site mimarisini biçim olarak dikey şekilde inşa etti ama sitenin anlamda ve içermede yatay bir tutarlılığa da ihtiyacı var. Hatta bu bir ihtiyaçtan çok gereklilik seçeneğine evrilmiş bile.

eAnlat diye başlanmış bir iyi niyet desteklenmeli ama bir ama bağlacı ortaya çıkmış ve bu da göz ardı edilmemeli.

Kullanılabilir en geniş alanda bizlere, kaldıraçlarını kendimizin tesis edeceği yazma özgürlüğü tanınsa da, bu alanı özgürlükten başlayıp, palyaçoluğa tekabül edecek komik yazılar tahtasına da çevirmemek gerekiyor sanırım.

Elbette bu noktada şu sorgulanmalı; iyi yazı kötü yazı, nitelikli ya da niteliksiz yazı, dilin iletişim de bir imkan olarak biçimi nedir, ne değildir ve bu harmanlama da karar verme erkini kim, kimden alıyor ya da karar neye göre karar haline geliyor? Ve dahi bu sorulara bir ortaklaşalık içinde yanıt bulamazsak, bu sorular bu alan da yaşadığımız birlikte üretme ve okuma anlamında birlikte tüketmeden ortaya çıkan keyfi, bir keyifsizliğe bile çevirebilir.

eAnlat, anlayabilmişsek eğer her türlü sevimli, sevimsiz, agresif nevrotik, obsesif, patalojik, psikolojik ve türevlendirilecek diğer tüm tepkilerimizi, ethik sınırlar içinde ve ahlaka mugayır olmayan hangi üslup varsa, hiç kimseden izin almayıp ve hiçbir kritere bağlı kalmaksızın aktarıp paylaşabileceğimiz bir alandır.

Bu dolayımdan hareketle böylesi birçok alanın varlığından haberdar network cinleri olmak yerine; nihayet içine girmeyi ve girmekle kalmayıp içinde hep olmayı isteyeceğimiz, istememiz gereken bir alanda var olsun ve temiz kalsın için bu alana sahip çıkmalıyız arkadaşlar.

eAnlat diyen bir dostun sıcaklığına sarmalanmış ve bir dosta ama önemsenen bir dosta anlatır gibi, özenle seçilerek ve en iyi anlatmayı da kaygı haline getirdiğimiz ve yediğin içtiğin senin olsun anlat bakalıma cevap olacak içtenlikte yazılar okumak dileğiyle.


6 Yorumlu

  1. baybora

    on Wednesday, January 30th, 2008:

    Sevgili a.y.borke fikirleri dilediğimizce yazabilme özgürlüğü başkalarının rahatsızlığına sebep vermemeli. Şimdi şu anda eanlatta seninde yorum yaptığın
    “”cin çağırdık”" isimli bir yazı var ve bunu yazan 6 sınıf öğrencisi kıza yapılan yorumlara verdiği saygısız ve terbiye sınırlarını zorlayan yazıları okumanı isterim.
    Site yönetiminin edite ettiği yazılara dikkat etmemesi önce bana saygısızlık
    anafikirede yazdım liderlik yöneticilik
    zaafiyet kaldırmaz kaliteyi düşürürsen seni hoş görmem. Herkes ağzına geleni değil edebi ve edepli olanı yazacak yoksa çoluk çocuğu aramıza katıp ilk okul oyunları oynatmanın alemi yok.
    Senin iyi niyetine ve kalemine hep saygı duydum.ama e anlattaki kötü gidişi kalibrasyon meselesi kadar yönetim zaafiyeti olarak görmenide beklerdi.
    Selime sorarmısın hangi yazara kaç lira ödedin konu para değil insanlar kandırıldığını düşünüyor. Eski yazarlara niye yazı yazmıyorsunuz dediğimde
    selim bizi görünce kerizlerim geldi diye sevinmesin istiyoruz dediler.sonunda ilk okul seviyesi yazılara düştü site

  2. A.Y Borke

    on Wednesday, January 30th, 2008:

    Sevgili Baybora
    İlkin belirteyim ben cin çağırdık adlı yazıya yorum yapmadım.Yapmış olsaydım da emin ol ki senin kurduğun cümlelerden daha azını kurmazdım.Ne yazı ,ne de yazan bu alanın bir bileşeni olabilecek durum da değil bu doğru.Hatta uyarından sonra yeniden yorumları okuduğum da dediğin gibi alanı ve sahiplenenleri egzajere etmeye varan bir durum da yok değil ve haklısın.Fakat gel gör ki selimin aktardıklarını da göz ardı etmeden bir konsensüs ve çözüm bulma hissiyatından da uzaklaşmamak gerekiyor.Selim en nihayetinde bir yanı girişim kararlılığı ama bir yanı da hatta bana sorarsan ağır basan yanı da serüven duygusuyla karışık bir yatırım yapmış.Fakat düşündüğünden hızlı gelişen süreç nedeniyle şimdi mevcut durumu yönetmede ,yürütmede sıkıntılar yaşıyor.Sıkıntının bence en önemli nedeni bu alanı hem teknik hem de pratik olarak ,kendisine ait en uygun zamanda ve tek başına yönetiyor olması.Halbuki bu tip organizasyonlar bu aşamalara bile gelmeden ,kişisel bir girişim olmaktan çıkıp kurumlaşır ve belli ilkeler doğrultusunda hareket eden prsesler bütünü haline gelir.Bu tabi ki bir ekonomik büyüklükle açıklanması gereken bir aşamadır.Daha da doğru ifadesi ile bir sermaye ve zaman işidir.Benim anladığım kadarıyla bu alan henüz bu aktardığım aşamanın olgusal getirilerine ulaşsada kurumlaşacak bir birikim sağlamaya yetmeyen moneter darboğazlar yaşıyor.O halde sert ve içerisinde bir anlamda da serzeniş bulunan cümleler yerine;selime ,ve selimin hepimize bir şekliyle armağan ettiği bu alana sahip çıkan bir çözümle refakat etmeliyiz.Bu konu henüz bu kadar sahileşmeden önce ve belki siz de o zaman henüz gelmemiştiniz,selime akademik ünvana sahip arkadaşlarım bu alan da olmak istiyor ve yazı gönderebilirler fakat henüz izliyorlar ve nitelik ,elbette yazı olabilme iddiasında olan metinlerin çoğaltılmasını sağlama anlamında çabana bakıyorlar demiştim.Ne ki bu aşamayı önceden görmek ,olmasına engel olamayınca hiçbir anlam ifade edemiyor.
    Ezcümle benim önerim;gönüllü editörlük sistemi olup ,teknik olarak mümkünse moderatörlük kavramı üzerinde düşünmek ve yazıların altına onaylayanın adını da yazılmasıyla birlikte ,sistem de eletiri yapmaya dair adları ve adresleri çoğaltmaktır.Para konusunu başından beri ciddiye almadım ve çok önemli olduğunu da düşünmüyorum.Ama selimin ve sistemin bir taahhüt noktasında somutlaşmış önerisi olmasından dolayı da ,bu anlamdaki edinimlerini yerine getirmesi gerekliliği elbette var.
    Ayrıca Selim silmiş ama yazdığım bu yazının yani”eanlat ve kalibrasyon sorunu”adlı yazının altında şu cümle vardı.Bu yazıyı bana yazdıran Baybora,nostaljik ve asenaya da ayrıca teşekkür ederim.Yani tepkinizi ve tespitiniz değerli bulmuş ve desteklemek adına bu yazıyı yazmıştım bu da önemliyse eğer biline
    saygılarımla…

  3. baybora

    on Wednesday, January 30th, 2008:

    selimle ilgili sözlerinin altına aynen imzamı atarım.Selimede bu konuda sabah blog kısmında ne yapması gerektiğini kısaca yazdım.Bu tek adamın yapması gereken iş olmaktan çoktan çıktı belliki yatırım için finans sıkıntısı içinde olduğundan Proföyonellerin yönetimine geçemiyor.Bir müddet daha böyle gidecek. Bizleri bir aile gibi görüp bütünleştirdiğinizden hiç şüphem yok.Çekirdek kadroyu koruyarak el birliği içinde siteyi yayma amacı içinde olmamızın ve herkesin bu duyguyu paylaşmasın dan son derece memnun oldum.İlginize ve şahsıma yaptığınız ilitifata teşekkür edrim.
    saygılarımla

  4. nostaljik

    on Wednesday, January 30th, 2008:

    ”Ayrıca Selim silmiş ama yazdığım bu yazının yani”eanlat ve kalibrasyon sorunu”adlı yazının altında şu cümle vardı.Bu yazıyı bana yazdıran Baybora,nostaljik ve asenaya da ayrıca teşekkür ederim.Yani tepkinizi ve tespitiniz değerli bulmuş ve desteklemek adına bu yazıyı yazmıştım bu da önemliyse eğer biline..”
    Elbette önemli Sayın A.Y.Borke..Bu kısmı da ısrarla buraya tekrar yazdığınız için teşekkürler.
    Siz gerçekten her yönünüzle mükemmel,son derece saygıdeğer bir insansınız.Eşsiz anlatım gücünüz ve olayları irdeleme biçiminiz her zaman olduğu gibi yine harika.
    Selim,bahsedilen bu kısmı bizleri haksız çıkarmak adına makaslamış olamazsın.
    Şayet öyleyse seni kınıyorum.
    Gördüğün üzere Sayın Borke”tespitlerimizi yerinde bulduğunu ve bizi desteklemek adına yazdığını’’söylüyor.
    Size sonsuz teşekkürler Sayın A.Y.Borke.
    Ve bize böyle bir arena sunduğun için sana da teşekkürler Selim.Yalnız yapılan yorumları kırpmamanı ya da sansüre almamanı rica ediyorum.
    Sevgiler hepinize..

  5. on Thursday, March 13th, 2008:

    Fiziğin en sevdiğim yönü, duygusuz olmasıdır. Kişi yüksek bir binadan atladığında, onun zemine çarpıp ölme korkusu hasebiyle yerçekimi silinmez; veya kendi g..üne jilet koyup onu yalamak isteyen birisine “onu yalama” dediğinizde, “niye sen mi yalayacaksın?” cevabını veriyorsa emin olun o kişi kuralların manasını anlamamıştır. Demek istediğim: yönetim gözümde çok kalitelidir ve kalitesini duygusuzluğundan almalıdır. Aynı fizik yasası gibi.

    Eğer 6 yaşında bir çocuk, 6 yaşında bir yazı yazıyorsa veya bir av’ave, hiçbir kaybı olmadığını hissederek saçma-komik yazılar yazıyorsa dilinin kanamasını göze alabilmelidir. Sırf dilleri acıyacak diye de jiletin basıncı silinemez, moderatör de silmemelidir. Burada onun hiçbir sorumluluğu yoktur.

    Uzun zamandır siteye uğrayamıyordum, geri döndüğümde ise sayfanın sağındaki haberleri gördüm: “eanlat hasta, enlatın yasta” vesair. Olmasın böyle şeyler.

    Asabi ve ivedik kullanıcılar! Kapıya kafasını çarpıp, kapıya kızan çocuklar gibi site yönetimine hakaret etmeyin, çemkirmeyin, kurallara uyun mutlu olun. Sadece kendi yaptığınızın sonucunu alıyorsunuz.

  6. alperen

    on Thursday, March 13th, 2008:

    Yönetim dahil aşağı yukarı her şey ve her yapılan eleştirilmiş.
    Uzaktan uzağa katı görüşlerle ve net tavırlarla sonuca ulaşmak ne kadar doğru acaba?

A.Y Borke; eAnlat ve kalibrasyon sorunu başlıklı yazıya gelen yorumları takip et or bu yazı hakkında bahsedenleri gör.

Yorum yap





Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?


 
Ne çok severiz seni Wordpress